|

|
 |
BABALIK DUYGUSU
Atatürk katıldığı düğünde son sınırına varan bir
neşe veriyordu. Ata ayrılmak üzere ayağa
kalkınca kendisini uğurlamak için halk iki sıra
diziliverdi. Sevecen bakışlarını sağa sola
yönelterek ilerlerken bir yerde durakladı, sonra
durdu, elini 7-8 yaşlarında bir kız çocuğunun
başına uzattı.
Çocuğun arkasında yer alan ve anası ile babası
olan çifte yavaşça seslendi: “Öpeyim mi?”
Herkesi derinden duygulandıran bu isteği ana
babanın nasıl yerinde bir minnetle
karşıladıkları kestirilebilir.
Atatürk çocuğu iki eliyle kaldırdı, öptü ve yere
bıraktı. Fakat sahne bununla kapanmış olmadı.
Uyanık ve duygulu çocuk: “Ben de öpeyim ne
olursunuz Atatürk.” diye direndi.
Ata, bekli de hiç ummadığı halde kendisine
babalık mutluluğu tattıran bu içten davranışı,
çocuğu bir daha yerden alarak yüzüne
yaklaştırmakla karşıladı.
Bilmiyorum, halk bu dokunaklı sahneyi, gözleri
yaşlı alkışlayarak kutluklarken, o çelik iradeli
insanın da iki damla göz yaşını tutamadığını
görebilmiş mi idi?
Mehmet Ali AĞAKAY,
Atatürk'ten 20 Anı
|
|
SEN VARSIN ATATÜRK'ÜM HER ŞEYİMİZDE
Bu gün yatağımdan hür kalkıyorsam,
Ekmeğim ak suyum berraksa,
Ağaçlar çiçek açıyor
Topraklar ısınabiliyorsa,
Sesim gür çıkıyor
Özgür özgür bakabiliyorsam,
Sen varsın gözbebeklerimde
Sen varsın Atatürk'üm, sen varsın.
Yazabiliyorsam gönlümce
Okuyabiliyorsam...
Kazabiliyorsam toprağımı
Gün ışığında çapa kürek elde,
Çalışabiliyorsam gece gündüz
Ekip biçebiliyorsam dileğimce,
Sen varsın yüreğimde
Sen varsın Atatürk'üm, sen varsın!
M. Esat TOZKOPARAN
Lezgin AYKUT
Nizamettin VURAL (8/B)
|
|
|