YOL

Kendine yorma her şeyi…                        
Kendi için güzel, iyi…             
Zorlamadan mesafeyi,             
Yolları sıkmadan yürü!   
                     

Hükmü mü var boyun,enin?                 
İçten açıksa yelkenin,                          
Yollar içindedir senin                          
Yollara çıkmadan yürü!                       

 Hiç kıyılır mı basmağa?           
Laleye,güle,zambağa…                       
Öyle hafifle,toprağa                            
Gölge bırakmadan yürü!                                 

Sormadan Aslı semtini             
Doldur ışıkla testini…
Yen bu güreşte kendini;
El seni yıkmadan yürü!

Bir şakadır sıcak,soğuk…
Köprü yıkık ve yol bozuk
Olsa da, ey garip çocuk,
Sen-yine-bıkmadan yürü

 

Ellere örtü gömleğin…
Gölge kuşan, güneş giyin…
Kuytularında isteğin
Şimşeğin çakmadan yürü!

Ufka düşen karaltıda
Bir gibidir yapıyla da…
Çevre karanlık olsa da
Lambanı yakmadan yürü!

Uyku ne uykusuzluğa?                 
Korku ne korkusuzluğa
Artık, alış susuzluğa
Artık, acıtmadan yürü!

Söyle; yerin ne Asya’da
Kaldı kalıntın ortada…
Bekleyenin yok arkada
Arkana bakmadan yürü!

Yolcu kıyar mı basmağa
Laleye,güle,zambağa…
Öyle hafifle,toprağa
Gölge bırakmadan yürü!

 Arif Nihat ASYA                  
    Ruken GÜVEN 7/C