BAYRAM VE BAYRAMLARDA BÜYÜKLERE SAYGI VE ZİYARETLER

            Bayramlar; insanını büyüklerini, akrabalarını ve dostlarını ziyaret ettiği, uzaktaki yakınlarını aradığı, sevinçli ve mutlu olduğu günlerdir.

            Çocukların dört gözle beklediği bayramları, onlar kadar bekleyen birileri de vardır ki; bunlar çocuklarını, torunlarını bu mutlu günlerde yanlarında görmek isteyenler; anne, baba, dede ve ninelerimizdir. Yani büyüklerimizdir.

            Böyle günlerde daha da hassas olan büyüklerimiz,özveri ve emekle büyüttüğü çocuklarını özlem ve hasretle beklerken; bir telefonla onların gönüllerini almaya çalışmak; onlar için, belki buruk bir sevgidir.Hatırlarsanız bayramlarda çıkan reklamların birinde, çocuklarının gelmesini bekleyen yaşlı anne ve babalar kapı çalınca heyecanlanıyor; fakat karşılarında davulcu ve kapıcıyı görünce, heyecanları hüzüne dönüşüyordu.acı bir gerçeği ifade eden bu reklamı izleyip de, duygulanmayan kimse yoktur, sanırım!

            Böyle günlerde; büyüklerimizi sevindirmek,gönüllerini almak, hal ve hatırlarını sormak, onların mutlu olduklarını görmek kadar, insanı mutlu eden bir şey olamaz.

            Reklamları hatırlatmasına gerek duymadan, bir gün kendimizin de ihtiyarlayacağımızı düşünerek; onlara koşmalı, onları ziyaret etmeli, bunları yapamayacak durumda isek; bir telefonla dahi gönüllerini almalıyız.

            Bayramların biz Türk Milletinin örf ve adetlerinde o kadar büyük ve önemli bir yeri vardır ki; bayramlar, yalnız yeryüzündekilerin birbirlerini ziyaretlerinden ve sevindirmelerinden ibaret olmayıp; kabirlerindeki ölülerini bile ziyaret ederek; onları da hatırlamayı ihmal etmediğimiz bir geleneğimizdir.

            Yine bayramlarımızda, büyüklerimiz taziye sahiplerini ziyaret ederler; onların acılarını paylaşırlar; öksüz ve yetimleri sevindirirler.

            Yine bayramlarda, aile ziyaretlerinde; “tatlı yiyelim; tatlı konuşalım” deyimiyle de ifade edilen, tatlı sevgilere ve sohbetlere vesile olan en güzel ev tatlıları ikram edilmesi, ne güzel gelenek ve göreneklerimizdir.

            Bizlerde, büyüklerimizin bu güzel örneklerini kaparak, daha da zenginleştirerek, bizden sonra gelecek nesillere aktarılmasında bir köprü olacağımızı unutmadan gelenek ve göreneklerimizi iyi öğrenmeli, yaşamalı ve yaşatmalıyız.

            Yaşasın bayramlarımız-Yaşasın geleneklerimiz.

                                                                                  Tunahan ANBER   4/B