GENÇLİK DÖNEMİ VE YAŞAM

İnsanoğlunun yaşamı üç dönemden geçer: Çocukluk dönemi, gençlik dönemi ve yaşlılık dönemi. Çocukluk döneminden sonra içine kapanmasına, iç duygularının karışıklıklar içerisinde olmasına büyüme dönemi, yani gençlik dönemi denir.

Gençliğimiz cıvıl cıvıl ve neşeli geçen çocukluktan sonra nice başlangıçlara adım atar. Dostlukla paylaşmaya, sevgiyle, şefkatle, tabiatının eşsiz güzelliğiyle; kısacası muhteşem dünya ile tanışır. Bu yaş döneminde öyle zevkli, öyle heyecan verici, öyle dinamik şeylerle karşılaşır ki, gençliğinin hiç bitmemesini ister. Lakin dünyada öyle gençlerimiz de vardır ki, sevgiden, şefkatten, hayatın iyi yönlerinden kendilerine düşen payı alamazlar. Çünkü onlar gençlik şerbetinden tatmamış, hayata küsmüş ve dertlerini içine bir mahkum gibi hapsetmişlerdir. Oysaki ulu önderimiz, kurtarıcımız olan Mustafa Kemal Atatürk biz gençlere ne kadar güzel şeyler dilemiştir. En büyük emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni biz gençlerin yüceltmesini istemiş ve bir armağan olarak da 19 Mayıs Gençlik Bayramı’nı armağan etmiştir.

Bizler de başarımızla, bilgimizle, her yönümüzle örnek gençler olarak ulu önderimizin biz gençlere layık gördüğü emaneti yüceltmeliyiz ki, ulu önderimiz kabrinde rahat uyusun ve yeni gençleriyle gurur duysun.

“Türk Milleti, vatanıyla, gençleriyle yenilmez bir ulus olacaktır.”

                                               Ümran ÖZEN (Vali Adil Yazar İlköğretim Okulu, 6/A)