YAŞAMIN YANKISI

Bir aile pikniğe gitmişti. Anne öğle yemeği için yanlarında getirdikleri yiyecekleri hazırlarken, baba ve oğul da ormana yürüyüşe çıkmaya karar verdiler. Uzun bir tırmanıştan sonra düzlüğe çıktıklarında çocuğun ayağı bir ağaç köküne takıldı ve yuvarlanarak boşluğa düştü. Düşerken canı yanan çocuk avazı çıktığı kadar bağırıyordu: “Ah!”

Ayağa kalkmaya çalışırken ileride, bir dağın tepesinde “Ah!” diye bir ses duydu. Şaşkınlıkla babasına baktı. Sesin babasından gelmediğini anlayınca merakla bağırdı: “Sen kimsin?” Aldığı yanıt, “Sen kimsin?” oldu. Çocuk gelen yanıta sinirlenip, “Sen korkaksın!” diye bağırdı.

Dağdan gelen ses, “Sen korkaksın!” diye yanıt verdi. Çocuk babasına dönüp, “Baba ne oluyor böyle?” diye sordu.

“Oğlum” diye söz başladı babası. “Dinle ve öğren...”

Dağa dönüp, “Sana hayranım!” diye bağırdı. Yanıt hemen geldi: “Sana hayranım!” Baba tekrar bağırdı: “Sen muhteşemsin!” Gelen yanıt, “Sen muhteşemsin!” oldu.

Çocuk babasını dikkatle izlemesine karşın ne olduğunu bir türlü anlamamıştı. Babası soran gözlerle bakan oğluna açıklamaya devam etti: “İnsanlar buna yankı derler, ama aslında bu yaşadır.”

Bir eğitim-öğretim yılının daha sonuna geldik. Umarım bu yıl hepimiz için verimli geçmiş olsun. Size yaşama dair bir şeyler söylemek istedim ve bir hikayeyle başladım yazmaya.

Hayat dönüşü olmayan bir yol gibidir. Bu yolda her insanın seçimler yapma şansı vardır, yani her insan yaşayacaklarının büyük bir bölümünü kendi belirler ve sonuçlarını acı-tatlı yaşamak zorunda kalır.

Dünyadaki hiçbir şey tesadüfler sonucu oluşmaz. Her olayın bir gerçekleşme nedeni vardır. Önemli olan, karıştığımız olaylar karşısında nasıl bir davranış sergileyeceğimizidir. Unutmayın ki, yaşam bir tarla gibi, verdiğin emek kadar sana ürün verir.

Umarım hayatta attığınız her adım, yaptığınız her tercih sizi bir adım daha ileri taşısın

                                                                                 Filiz AKGÖZ (Sınıf Öğretmeni)