ÇANAKKALE SAVAŞI
Çanakkale zaferi hem Türk tarihi, hem de
dünya tarihi açısından önemli bir yere sahiptir.
Uzun süren çabalar sonucu bir destan yazdılar.
Tarihçilerin ve şairlerin yıllarca konusu oldular.
Binlerce insan orada şehit oldu. Topraklar
şehitlerin kanıyla sulandı. Gönülleri Allah’a
niyaz hâlindeydi. Allah’ın yardımına
sığınmışlardı. Korkmadan kendilerini kurşunların
önüne atıyorlardı. Şehit olmak arzusuyla hiçbir
şeyi görmüyorlardı. Allah’ın adını anarak bayrak,
namus ve vatan için savaştılar. Onların yazdığı
destanları dinleyerek büyüdük. Kimi zaman
anlatıldığında gözlerimizin pınarlarından yaşlar
dökülürdü. Biz Çanakkale’de tarih yazanların
evlatlarıyız. Düşmanı Ege Denizi’ne döktük.
Suların rengi kırmızıya dönüştü. Düşman bile bu
kahramanca savaşı örnek aldı ve övdü.
Çanakkale’deki İngiliz kumandan Hamilton da bu
hakikati şöyle itiraf etmiştir: “Bizi Türklerin
maddî gücü değil, manevî gücü mağlup etmiştir;
çünkü onların atacak barutu bile kalmamıştı, fakat
biz gökten inen güçleri müşahede ettik...”
Bugün Anadolu’da bacası tüten her evin kutsî
hatırasında bir Çanakkale’nin payı olduğu
muhakkaktır. Her aile bir Çanakkale yetimidir!
Çanakkale harbi öyle bir iman gücüyle
kazanıldı ki, hiç kimse karşısında duramadı.
Bugünlere kadar gelmişsek Çanakkale şehitleri
sayesinde gelmişizdir.
İzzet TURAN (7/C).