İNSAN ÖMRÜNÜN ALTIN DEVRİ

      İnsan, çocukluktan gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan ölüme doğru giden hayat çizgisi içindedir. Yaşama ait bu dönemlerin hepsinin ayrı bir önemi ve değeri vardır; ama gençlik dönemi, tamamen farklı bir dönemi oluşturmaktadır. Dört mevsimden bahar mevsiminin canlılığı gibi, insan ömrünün de en canlı dönemidir; en bereketli dönemidir; verilen emeğin en güzel şekilde karşılığının alındığı dönemdir.

Genç insan, ailesi için, toplum için, vatanı ve milleti için potansiyel bir güçtür. Ona en iyi şekilde eğitimin verilmesi, bilgi ve becerilerin kazandırılması; fert için, toplum için büyük bir kazanımdır. Ferdin hayatının istikametinin çizildiği bu dönemde eğitimi ve öğretimi son derece büyük önem arz etmektedir. Pek çok alışkanlıklar, hayata bakış açısı, olayları yorumlama ve yargıya varma bu dönemde oluşmaktadır. İnsanın kişiliği ile, düşüncesiyle bir kalıba girdiği bu dönemde en iyi şekilde yönlendirilmesi gerekir. Bu bağlamda gençliğin yetiştirilmesinde, aile başta olmak üzere, toplumun bütün kesimlerine büyük sorumluluklar düşmektedir.

Bir toplumun, milletin gelecekteki kaderini belirlemede en etkin rolü oynayan, gençlerdir. Bu şuur ve bilinçle yetişen gençlik, tarihiyle, toplumuyla, kendi öz kültürüyle barışık olacaktır. Fatih Sultan Mehmet’i genç yaşta İstanbul’u fethetmeye yönlendiren, bu bilinçtir.

İnsan gücü nispetinde etkindir. Sahip olduğu gücün, cevherin farkında olması, onu işlemesi, gücüne güç katacaktır; ama bu güç, bu ışık insan yaşamının her döneminde aynı değildir. Bu gücün, bu ışığın hayattaki altın devri ise GENÇLİKTİR.

Musa KARAKURT (Sınıf Öğretmeni)