EĞİTİMDE ÖĞRETMEN
İçinde bulunduğumuz yüzyılda bilim ve teknolojideki
çok hızlı gelişmeler, bütün toplumları köklü bir
dönüşüm ve değişim sürecine sürüklemiş bulunmaktadır.
Bu gelişmeler, toplumların yapısını etkilediği gibi,
eğitim sistemlerini de etkileyen çok önemli bir faktör
olmuştur.
İşte,
bu hızla gelişen ve değişen dünya ile bütünleşme
çabası içerisinde bulunmaktayız. Bütün bu gelişmelere
neden olan temel unsur insandır. İnsanların eğitildiği
yer, kuşkusuz eğitim öğretim kurumlarıdır. Bu
kurumlarda eğiten ve eğitilen iki unsur vardır.
Eğitici durumunda bulunan öğretmen arkadaşlarımıza çok
büyük görevler düşmektedir. Günümüz öğretmeni, hem
bilgi yüklü, hem de iyi bir formasyona sahip olması
gerekir ki, yaptığı işten haz alıp meslekteki iş
doyumunun farkında olabilsin.
Öğretmen arkadaşlarımız, sınıf ortamındaki görevlerini
yaparken öğrencilerine iyi bir rehber olmayı ve
öğrencilerini derslere motive etmeyi göz ardı
etmemelidirler. Sınıf ortamında öğrenciler arasındaki
bireysel farklılıklar göz önünde bulundurularak
bireysel eğitime yer verilmelidir. Unutulmamalıdır ki,
her insanın gelişen bir zekası bulunmaktadır. Sayısal
zekası gelişmemiş bir öğrencinin çok gelişmiş bir
sanatsal zekası olabilir veya sözel zekası gelişmemiş
bir öğrencinin çok iyi bir bedensel zekası... İşte,
öğrencilerimizi çok iyi tahlil edip gelişen zeka
türlerini tespit ederek onların gizli kalmış beceri ve
yeteneklerini ortaya çıkararak kendilerine, ailelerine
ve topluma faydalı birer fert hâline getirmeliyiz.
Zaten millî eğitimin temel amaçlarından biri de bu
değil midir? Aksi hâlde bütün öğrencilerden aynı
doğrultuda verim almak mümkün değildir.
Bunların farkında olmayan bir öğretmenin sınıfındaki
bütün öğrencilerden aynı oranda verim alması
beklenemeyeceği gibi, veli ile işbirliği de zorlaşır.
Örneğin; matematik dersinde başarısız davranış
gösteren bir öğrencinin velisi ile öğretmenin yaptığı
görüşmede, “Çocuğunuz başarısızdır.” denirse velinin
şevkini kırmış olacaktır. Ancak, öğretmen bu
öğrencinin gelişen zekasını keşfedip gizli kalmış
yönlerini ortaya çıkarmış ise, “Çocuğunuzun şu gelişen
yönleri bulunmaktadır. Çocuğunuzu bu şekilde
yönlendirmeniz gerekir. Bu alanda çok başarılıdır.”
şeklinde söylenildiği takdirde veli memnun olacağı
gibi, öğrencinin de başarısı söz konusu olacaktır.
Ancak, hiç unutulmamalıdır ki, öğrenciler, bütün
alanlarda günlük yaşamlarını sürdürecek kadar bir
bilgiye ve beceriye sahip olarak yetiştirilmeli,
gelişen yönleri ile topluma faydalı hâle
getirilmelidirler.
Çağımız öğretmeni, kendisini sürekli yenileyen,
gelişmeleri takip eden, okuyan; bütün bunları
kendisinde uygulayan ve çevresine aktaran olmalıdır
Enver KIVANÇ(100.YIL ZAFER İLKÖĞRETİM OKULU MÜDÜRÜ)