BİR  KOMPOZİSYON

         Zor durumdaki bir insanı, rahat içinde yüzen bir insanın anlaması zordur.

İnsanoğlunun başına pek çok felaketin gelmesi doğaldır: Bir fabrikatör, bir gün iflas edip fakir bir adam olabilir; o zaman fakirlerin hâlini daha iyi anlar. Kimi aç, kimi tok olan biz insanlar, büyük bir yanlışın içindeyiz; “Açın hâlinden tok ne anlar.” demişler. Bizler, evimizde karnımızın doyduğunu, suyumuzun olduğunu, çeşitli meyveleri yediğimizi unutmayalım!

Geçen cumartesi terzi dükkanımıza, ağabeyime yardım etmeye gittim. Mağazaların işlerini yapmakla meşgûlüz. Şehir Palas’tan gelirken gözüme çarptı: Cama bir fotoğraf yapıştırılmış; dehşete kapıldım. Manzara, yabancı bir ülkeden. Başlık: Kıtlık! Açlık yüzünden insanların ayağa kalkacak kadar dahî mecalleri kalmamış, sanki canlı canlı toprağa girmeyi tercih etmişlerdi. Bizler, bunları görmemize rağmen israf etmeye devam ediyoruz; çünkü büyük bir bolluk içindeyiz. Bir damla suya hasret insanlar var bu dünyada! Bizler, çeşmeyi açıp saçımızı su sesiyle tarar; dişlerimizi de böyle fırçalarız. Suyu insafsızca israf ederiz.

Lambanın ne olduğunu, aydınlığı bilmeyenler var bu dünyada! Ne yazık ki; bizler, lambaları gereksiz yere açık bırakıp israf ediyoruz.

Ve bizler, kuru ekmeğe değil, biraz bayat olan ekmeğe bile dudak büküyoruz, tenezzül etmiyoruz.

Allah, ne buyuruyor: “Yiyiniz, içiniz; ama israf etmeyiniz. Allah, israf edenleri sevmez!”

Farkına varmadan israfın içinde yüzüyoruz. Çünkü: “Tok, açın hâlinden ne anlasın!”

Bütün bunlardan ibret almalıyız..

Sercan SÖNMEZ    
100.YIL ZAFER İLKÖĞRETİM OKULU (8/A)  .