KİŞİSEL GELİŞİM
KELİMELER (*)
Kelimeler bizim egomuzu
yaralayabilir, kalplerimizi tutuşturabilir. Bir
tecrübeyi kendimize tarif ederken kullandığımız
kelimeleri değiştirmekle, o tecrübeyi değiştiririz. Ama
eğer kelimelerin ustası olmazsak, onların seçimini
bilinç dışı bir alışkanlığın ellerine teslim edersek,
tüm hayat tecrübemizi de o ellere teslim etmiş oluruz.
Eğer harikulâde bir tecrübeyi, “oldukça iyi” sözleriyle
tarif ederseniz, o tecrübenin o zengin dokusu düzleşir,
sizin sınırlı kelime hazneniz yüzünden yassılaşır.
Kelime haznesi yoksul olan insanların duygusal yaşamı da
yoksuldur; kelime dağarcığı zengin olanların, o
tecrübeyi boyayabilecekleri çeşit çeşit renkleri vardır.
Bu boyama işini de yalnız başkaları için değil, aynı
zamanda kendileri için de yaparlar.
Ama pek çok kişiye zorluk
çıkaran, bilinçli olarak anlayabildikleri kelime
sayısından çok, kullanmayı seçtikleri kelime sayısının
az olmasıdır. Biz çoğu zaman kelimeleri “kestirme yol”
olarak kullanırız, ama bu kestirme yollar da
duygularımızı kestirmeleştirir. Hayatlarımızı bilinçli
olarak kontrol edebilmek için, sürekli kullandığımız
kelime dağarcığımızı bilinçli olarak değerlendirip
iyileştirmek, bu kelimelerin bizi doğru yöne,
arzuladığımız şeylere doğru çektiğinden, kaçınmak
istediğimiz şeylere doğru çekmediğinden emin olmamız
gerekir. Siz de, ben de, dillerimizin kendi asıl
anlamları dışında duygusal yorgunluk da içeren
kelimelerle dolu olduğunu biliriz. Örneğin eğer ikide
bir “nefret ediyorum” kelime grubunu kullanmayı
alışkanlık edinirseniz, saçımdan nefret ediyorum,
işimden nefret ediyorum, falan şeyi yapmak zorunda
kalmaktan nefret ediyorum derseniz, sizce bu, “falan
şeyi tercih ederim” demekle ölçüldüğünde, sizin olumsuz
duygusal yoğunluğunuzu arttırır mı?
LİDERLER OKUR (**)
Yıllar önce,
öğretmenlerimden Jim Rohn bana, iyi ve değerli bir şey
okumanın, besleyici, öğretici şeyler okumanın, yemek
yemekten bile daha önemli olduğunu öğretmişti. Günde en
az otuz dakika boyunca bir şeyler okuma fikrini kafama
takan o olmuştu. “Yemeğini yemesen olur, ama okumanı
asla atlama.” demişti. Ben bunu hayatımın en değerli
farklılıklarından biri olarak görüyorum. Bu yüzden,
sistemimizi eski şeylerden kurtarıp temizlerken, yeni
şeyler okumayı sürdürerek onu güçlendirmeyi de devreye
sokabilirsiniz. On gün boyunca kullanabileceğiniz, size
derin içgörüler ve stratejiler kazandıracak nice yazılar
vardır.