EĞİTİMDE ÇEVRE VE ÖĞRETMEN FAKTÖRÜ
Çevre ve öğretmen, eğitim-öğretimin en
hassas yönünü oluşturur. Bu iki faktörün öğrencilerle
karşılıklı ilişkisini, işleyişini, yakın ve uzak
etkilerini belirlerken öğretmenlik mesleğinin kendine
özgü çok önemli özellikleri göz ardı edilememelidir.
Eğitim; psikolojik etkilere alabildiğine açık bir
organizmayı önce karakter açısından yönlendirmek, sonra
da bilgi ve beceri kazandırmaktır. İnsanı bu tezgâhtan
geçirirken çevrenin oyalayıcı ve caydırıcı etkisi
büyüktür. Bunun için toplumun müspet yönde çok canlı
olması; her iyi atılımı, çalışkanlık ve başarıyı anında
takdir etmeli; sevgi ve benzeri psikolojik ödüllerle
ödüllendirmesi gerekir.
Çevre, öğrencinin özüne itibar etmeli; kabuğuna değil.
Öğrenci yeteri derecede bilgi ve beceri sahibi olabilmiş
mi? Yoksa bunun yerine, “Çocuğum, şu okula gitsin, şu
okulu bitirsin, şu mesleği seçsin...” düşüncesi toplumda
hâkim olursa, eğitim-öğretimde olumsuz etkisi var,
demektir.
Çevrenin ve bilhassa yaşıt çocukların çalışkan
öğrencilerde olumsuz duyguların oluşmasına yol açan ve
dolayısıyla başarısızlığa kapı aralayan bir söylemi var:
“İneklemek!” Pek tabiidir ki, alay ifade eden bu
kelimeden kaçınılmalıdır.
Öğrenci, kontrol edilmeksizin oluşan kötü çevrenin
kucağına terk edilmemelidir. Aksi takdirde, “televole”
kültürü ile sokak magandaları yetiştirmiş oluruz.
Eğitim ve öğretimin verimli olması için öğrencilerimize
öğrenme merakı ve ilgiyi aşılamalıyız. Öğretmen olarak,
soğuk demiri dövüp durmaktan kaçınmalı, demiri tavında
dövmeli ve şekil vermelidir. Tüm derslerde derse
başlanılmadan önce, mutlaka, öğrenciler derse motive
edilmeli ve derse öylece başlanılmalıdır.
Düşünün!
İleri bir tarihte yapılacak olan bir futbol müsabakası
hakkında tüm medyaya yazılar yazılır; konuşma, tartışma
ve tahminler yürütülür. İnsan, bu ön hazırlıklarla
öylesi bir atmosferin içine sürüklenir ki, artık, o maçı
seyretme arzusu onda “tutku” hâline gelir. İşte,
çevrenin böylesine büyük gücünü hesaba katmamız gerekir.
Bizler de öğrencilerimizi daha çok motive edebilmeliyiz.
Olumlu etkileşimi olan bir çevrede aktif, akılcı,
idealist öğrenci kitlesi oluşacak; bu da öğretmenin
kalitesinin yükselmesinde zorlayıcı rol oynayacaktır...
Enver KIVANÇ
(100.YIL ZAFER İLKÖĞRETİM OKULU MÜDÜRÜ)